Servet Çetin

Stratejik Derinlik

AB’de Geçen Hafta: 3 Mayıs

Posted by Servet Çetin Mayıs 3, 2010

Yunanistan, AB ve IMF’ye Dayandı

Borç batağındaki Yunanistan, Avrupa Birliği ve IMF ile 3 yıl için 110 milyar Euro’luk kurtarma paketi üzerine uzlaştı. Anlaşma çerçevesinde Hükümet’in alacağı tedbirler halka zor günler yaşatacak.

Euro Bölgesi ekonomi ve maliye bakanları, Uluslararası Para Fonu’nun da katkısıyla 110 milyar Euro’ya ulaşan Yunanistan’ı kurtarma paketine onay verdi.

Euro ülkelerinin 80 milyar Euro’luk ikili kredilerine ilaveten IMF’nin vereceği 30 milyar Euro’dan oluşan ve en az 3 yılda kullandırılması öngörülen kurtarma paketi, Yunanistan’ın 19 Mayıs’taki borç geri ödemesinden önce kullanıma hazır olacak.

AB Komisyonu’nun ekonomik ve parasal işlerden sorumlu üyesi Olli Rehn, Euro Bölgesi ekonomi ve maliye bakanları toplantısının ardından yaptığı açıklamada, Avrupalı vergi verenlerin parasını Yunanistan’a akıtmadıklarını, faizli borç verdiklerini ve ikili kredilerin faiz oranının diğer Euro Bölgesi ülkelerinin borçlanma faizinden yüksek olduğunu belirtti.

Hristofyas’tan Derviş Eroğlu’na Çağrı

Kıbrıs Rum yönetimi lideri Dimitris Hristofyas, KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’na, önceki Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile müzakerelerde üzerinde anlaştıkları konuları kabul etme çağrısında bulundu.

Rum radyosunun haberine göre, Rum Solcu İşçi Sendikaları Fedrasyonunun (PEO) 1 Mayıs etkinliğine katılan Hristofyas, Eroğlu’nu, Talat ile “anlaştıkları müzakere zeminini ve vardıkları görüş birliklerini onurlandırarak, müzakerelere ortak mantık zemininde gelmeye” çağırdı.

“Eroğlu’nun çağrısına uyması halinde, yıl sonuna kadar Türkiye’yi de tatmin edebileceklerini” söyleyen Hristofyas, “Mesele, Türkiye’nin müzakereleri nasıl yönlendirdiği ve hangi çözüm için ne direktifler verdiğidir” dedi.

Bu arada KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Kıbrıs müzakerelerinin devamıyla ilgili New York’ta BM merkezinde temaslarda bulunan BM Genel Sekreteri Kıbrıs Özel Danışmanı Aleksander Downer’ı yarın kabul edecek.

Kıbrıs’a bugün dönecek Downer, ay sonunda başlaması beklenen yeni tur doğrudan müzakereler ışığında bazı temaslarda bulunacak.

Downer, yarın Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, ardından da Kıbrıs Rum yönetimi lideri Dimitris Hristofyas ile bir araya gelecek.

Belçika Parlamentosu Peçe Yasağını Onayladı

Belçika parlamentosunun alt kanadı, peçeyi yasaklayan tasarıyı onayladı.

Parlamentonun alt kanadında oybirliğiyle geçen tasarı, Senato’dan da geçerse Belçika peçeyi yasaklayan ilk Avrupa ülkesi olacak. Yasak, yüzü kısmen ya da tamamen kapayan peçeleri kapsıyor. Yasağa uymayanlara 15 Euro para ya da hapis cezası öngörülüyor.

Uluslararası Af Örgütü yasağı kınadı. Yasağa destek veren Belçikalılarsa, uygulamanın kadın haklarını desteklediğini, ayrıca militanların peçe arkasına saklanmasının önleneceğini savunuyor.

Fransa’da da halen peçe, çarşaf ya da burka için benzeri bir yasak üzerinde çalışılıyor.

Polonya Açıkladı: “Görüntüler Gerçek”

Polonya Devlet Başkanı Lech Kaczynski, eşi ve beraberindeki heyetin içinde bulunduğu ve 96 kişinin ölümüyle sonuçlanan uçak kazası ile ilgili şok etkisi yaratan videonun gerçek olduğu belirtildi.

Polonya Askeri Savcısı, Rusya’nın Smolensk şehrinde meydana gelen uçak kazasından sadece birkaç dakika sonra cep telefonuyla çekilen, kaza yerinde yürüyen üç silüet, silah ve gülüşme sesleri, uçaktan dışarı atlayan bir adam, pilotun yardım çığlığının yankılandığı görüntülerin gerçek olduğunu açıkladı.

Kazayla ilgili uçuş belgelerinin incelendiği ve 60 kişinin ifadesinin alındığını belirten Askeri Savcı, buna rağmen, kazanın tam olarak ne zaman meydana geldiği konusunda henüz bilgi sahibi olmadıklarını kaydetti.

Görüntüleri çekti öldürüldü

Polonya’da gündeme bomba gibi düşen silah seslerinin yankılandığı görüntüleri cep telefonuyla görüntüleyen kişinin Rus vatandaşı Adriej Mendierej’in, görüntüleri internette yayınladıktan kısa bir süre sonra sırtından bıçaklanmış olarak bulunduğu ve hastanede yaşam destek ünitesinin kapatıldığı öne sürüldü.

Uçakta 5 kara kutu

Öte yandan, düşen uçakta toplam 5 kara kutunun bulunduğu ve kara kutuların tamamının Polonyalı yetkililere teslim edildiği öğrenildi. Düşen uçakta sadece 3 kara kutu bulunmuş ve uzmanlarca analiz edilmişti. Diğer iki kara kutu sırrını koruyor.

Yazı kategorisi: Avrupa Birliği, Cyprus Kıbrıs, Uncategorized | » yorum bırak;

AB’de Geçen Hafta-26 Nisan

Posted by Servet Çetin Nisan 26, 2010

Almanya’da İlk Türk Kökenli Bakan

Almanya’nın Hamburg kentinde doğup büyüyen ve bu ülkedeki ilk Türk kökenli bakan olan Aygül Özkan’ın Aşağı Saksonya Eyaleti Sosyal İşler, Kadın, Aile ve Sağlık Bakanlığı görevine getirilmesi Hamburg’da yaşayan Türkler tarafından çok olumlu karşılandı.

Türk Bakan ‘Dini Semboller Kalksın’ Dedi

Almanya’nın ilk Türk kökenli bakanı Aygül Özkan’ın okullarda dini sembollerin yasaklanmasını önermesi partisinin ve basının tepkisini çekti.

Almanya’nın Aşağı Saksonya Eyaleti’nde Sosyal İşler, Kadın, Aile ve Sağlık Bakanlığı görevine getirilen Türk kökenli Aygül Özkan’ın okullarda dini sembollere karşı olduğunu söylemesi tartışmalara yol açtı.

Özkan, Focus dergisine yaptığı açıklamada, devlet okullarında haç ve başörtüsü gibi dini sembollere karşı olduğunu dile getirmesi kendi partisi içinden de tepkilere neden oldu.

Polonya’da Devlet Başkanlığı Seçimleri 20 Haziran’da

Polonya’da devlet başkanı seçiminin 20 Haziranda yapılacağı açıklandı.

Cumhurbaşkanı Vekili Bronislaw Komorowski’nin sözcüsü Jerzy Smolinski, Devlet Başkanı Vekilinin bu sabah, Katin katliamı anma törenleri için Rusya’ya giderken uçak kazasında hayatını kaybeden Cumhurbaşkanı Lech Kaczynski’nin yerine geçecek kişiyi belirleyecek devlet başkanı seçiminin 20 Haziranda yapılacağına dair tüm belgeleri imzaladığını ifade etti.

İkinci Dünya Savaşı’nda Sovyet gizli servisinin Rusya’nın Smolensk kenti yakınlarındaki Katin Ormanında 20 binden fazla Polonyalıyı öldürmesinin 70. yıl dönümü törenine giden Kaczynski ve beraberindeki üst düzey yetkililerin bulunduğu uçak 10 Nisanda düşmüş, uçaktaki 96 kişiden kurtulan olmamıştı.

Belçika’da Koalisyon Hükümeti Çöktü, Bir Hükümet Krizi Daha

Hükümet krizi, Belçika’da günlük yaşamın sıradan bir parçası haline gelmeye başladı.

Belçika Başbakanı Yves Leterme, son federal seçimlerin yapıldığı 2007’den bu yana üçüncü kez istifa etti. Leterme, bu kez görevde sadece beş ay kalabildi. İstifanın nedeni ise yine kuzeydeki Flamanlarla güneydeki Valonların, Brüksel’in çevresindeki üç bölgenin statüsü konusunda anlaşamaması.

Flaman liberaller (Open VLD), ortaklarına güveninin kalmadığı gerekçesiyle koalisyon hükümetinden çekilince Leterme’in istifa etmekten başka çaresi kalmadı. Leterme, istifasını hemen Belçika Kralı 2. Albert’e sunsa da, ülkenin sosyo-ekonomik dengeleri konusunda ciddi endişeleri olan Kral, bazı değerlendirmelerde bulunmak için kararını hemen açıklamadı. 2. Albert’in istifayı kabul etmesi halinde Belçika’da erken seçime gidilmesi ihtimali oldukça yüksek.

Leterme hükümetinin istifası bir kez daha “Belçika bölünme yolunda” söylemlerini alevlendirirken, 1 Temmuz’da Avrupa Birliği (AB) Dönem Başkanlığı koltuğuna oturacak olan ülkeyi, uluslararası alanda zor durumda bıraktı.

Eroğlu: “Tek Egemenlik ve Tek Kimliğin Kabul Edilmesi Bir Hataydı”

KKTC’de 18 Nisanda yapılan cumhurbaşkanlığı seçimin kazanan ve bugün yemin ederek cumhurbaşkanlığı görevini Mehmet Ali Talat’tan devralacak olan Derviş Eroğlu, Kıbrıs müzakerelerinde bugüne kadar yapılanları yok saymayacaklarını, ancak tek egemenlik, tek vatandaşlık gibi bazı konuları tartışarak açıklığa kavuşturacaklarını söyledi.

Derviş Eroğlu, çözüm yönünde Kıbrıs Rum tarafının uzlamazlığı devam ettiği sürece Birleşmiş Milletler’in (BM), KKTC’nin “tanınmaması” yönündeki kararları gözden geçirmesi gerektiğini, bu konuda beklentisi olduğunu kaydetti.
18 yıllık görevinin sonunda başbakan olarak son demecini Başbakanlık binasında Anadou Ajansı’na (AA) veren Derviş Eroğlu, halkın kendisini her makama getirdiğini belirerek, halkına teşekkür etti.
Kıbrıs müzakerelerine, 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın bıraktığı 6 başlıktan birini görüşerek başlayacaklarını ifade eden Eroğlu, “Bugüne kadar yapılan müzakereleri yok sayacak değiliz. Elbette bırakıldığı yerden, ama bazı şeyleri tartışarak” dedi.
Eroğlu, bazı konularda “Talat’ın görüşleri ile de değerlendirme yapacaklarını” bildirdi.

AB ve IMF: “Yunanistan’a Yardıma Hazırız”

Yunanistan Başbakanı Papandreu’nun, Atina’ya 60 milyar dolarlık uluslararası yardımı kabul etmesi üzerine, AB ve IMF yardıma hazır olduklarını açıkladı.

Yunanistan bu yıl içinde alacağı 60 milyar dolarlık krediye ek olarak 300 milyar dolarlık borcunu kapatabilmek için gelecek yıllarda da kredi alacak.

Yunanistan Başbakanı Papandreu bir Yunan televizyonuna açıklama yaparak, Avrupa Birliği ve IMF’nin yardım paketinin devreye sokulmasını resmen talep edeceğini söylemişti.

IMF ve Avrupa Komisyonundan yapılan açıklamalarda, Yunanistan’ın isteğine olumlu yaklaşılacağı belirtildi.

İngiltere’nin Seçim Tartışmalarında AB İlk Sırada

Önceki gün yayımlanan bir televizyon seçim tartışmasında, İngiltere’nin üç ana partisinin liderleri ilk kez Avrupa Birliği’ni açık bir şekilde tartıştılar.

AB’ye yakınlığıyla bilinen Liberal Demokratlar Partisi’nin son zamanlarda öne çıkan başbakan adayı Nick Clegg konuşmalarında Avrupa Birliği’nin İngiltere için önemini vurgularken,Muhafazakar Partinin lideri David Cameron ise AB içersinde kalmak istediğini fakat ülkesinin

AB tarafından yönetilmesini istemediğini belirtti.

İngiltere’nin şu anki başbakanı ve İşçi Partisi lideri Gordon Brown ise özellikle ekonomik gerileme döneminde AB’nin ülkesinin ekonomisine olan katkısının altını çizdi.

İlk kez AB’ne oldukça olumlu bakan bir adayının (Nick Clegg) katıldığı İngiltere seçimleri Brüksel tarafından da yakın bir şekilde takip ediliyor.

Yazı kategorisi: Avrupa Birliği, Cyprus Kıbrıs, European Union, Uncategorized | » yorum bırak;

AB’de Geçen Hafta 18 Nisan

Posted by Servet Çetin Nisan 19, 2010

Kuzey Kıbrıs’ta Yeni Dönem

KKTC’de Cumhurbaşkanlığı seçimi ilk turda sonuçlandı. Oyların yüzde 50′sinden fazlasını alan Derviş Eroğlu yeni Cumhurbaşkanı oldu.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki Cumhurbaşkanlığı yarışını Derviş Eroğlu ilk turda kazandı.

KKTC genelindeki 629 sandıktan 619′u sayıldı ve oyların yüzde 50.37′sini alan Başbakan ve Ulusal Birlik Partisi’nin (UBP) cumhurbaşkanı adayı Derviş Eroğlu, seçimi ilk turda kazandı.

KKTC Yüksek Seçim Kurulu Başkanı Nevvar Nolan’ın açıklamasına göre, 6′sı bağımsız 7 adayın katıldığı seçimde, Mehmet Ali Talat ise oyların yüzde 42.84′ünü aldı.

Seçimi kazanan Eroğlu’nun ilk sözleri, “Halkımızın vefasına teşekkür ederim. Her şeye rağmen halkımızın iradesi sandığa yansımıştır. Müzakereler devam edecek” oldu.

Siyasette 34 yılını geçirdiğini hatırlatan Eroğlu, “Halkın takdirini kazanmış biriyim. Sandıktan Cumhurbaşkanı çıkmam önemli bir olaydır” dedi. Eroğlu’nun lideri olduğu UBP Genel Merkezi’nde de kutlamalar başladı.

“HRİSTOFYAS’LA ANLAŞMAYA VARIRIZ”
Eroğlu, UBP Genel Merkezi’nde yaptığı açıklamada da, seçim öncesinde kendisiyle ilgili söylenen ”Eroğlu uzlaşmazdır, Eroğlu gelirse görüşmeler kopar” şeklindeki sözlere kimsenin itibar etmemesini isteyerek, masadan kaçan taraf olmayacağını vurguladı.

Rum lider Hristofyas’la müzakereleri sürdürme kararlılığında olduğunu ifade eden Eroğlu, ”Tahmin ederim ki Hristofyas’la belli bir zaman dilimi içerisinde bir anlaşmaya varabileceğiz” dedi.

Eroğlu, ayrıca BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun’un Kıbrıs’ı ziyaretinde onuruna verilen kokteylde Hristofyas ile ayak üstü sohbet ettiğini, Hristofyas’ın sohbet sırasında kendisine, ”Sayın Talat aramızdan çekilse biz seninle anlaşma yaparız” dediğini belirtti.

RUM TARAFI: OLUMSUZ
Kıbrıs Rum kesimi, Eroğlu’nun seçim zaferinin ‘olumsuz’ bir gelişme olduğunu bildirdi.

Rum kesimi hükümet sözcüsü Stefanos Stefanu, Eroğlu’nun açıklamaları ve görüşlerini gözönüne aldığında, seçilmesinin olumsuz bir gelişme olduğunu söyledi.

Stefanu, “Burada önemli olan bu gelişmenin esaslarını ele almak, çözüme erişmek için taktiklerimizin ne olacağı ve sorunların üstesinden nasıl geleceğimizdir” dedi.

Başbakan Erdoğan: “Süreç Devam Ettirilmeli”

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, KKTC’de yapılan Cumhurbaşkanlığı seçim sonuçlarını değerlendirirken, “Orada hangi sayın cumhurbaşkanı gelirse gelsin, aynı kararlılıkla bu süreci devam ettirmesi gerekir” dedi.

Başbakan Erdoğan, “Sayın Eroğlu ile de yine aynı şekilde bu sürecin devamı gerekir. Bu, garantör ülke olarak Türkiye’nin kesinlikle belirlediği kendine göre bir tespittir. Sayın Eroğlu’nun zaten bu konuda farklı bir düşüncesi yok. O da ‘aynı kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz’ diye birkaç kez açıkladı. Bizimle olan görüşmelerinde aynı şekilde söyledi. Ben farklı bir süreç işleyeceğine inanmıyorum. Aynı şekilde bu süreci devam ettireceğiz diye düşünüyorum” diye konuştu.

İzlanda’da Volkanın Kül Bulutu Avrupa’ya Yayılıyor

Polonya sivil havacılık kuruluşu (PAZP), İzlanda’da patlayan yanardağdan gelen kül bulutu nedeniyle ülkenin kuzeyindeki hava sahasını uçuşlara kapattı.

PAZP sözcüsü Grzegrz Hlebowicz, yeni bir talimata kadar yerel saatle 20.00′den (TSİ 21.00) itibaren Polonya hava sahasının kuzey bölümünün kapatılarak, uçak trafiğinin sınırlandırıldığını bildirdi.

Durumun gece daha kötüleşebileceğini belirten sözcü, Polonya’nın orta kesimlerindeki hava sahasının kapanmasının da beklendiğini kaydetti.

Cumartesi ve Pazar günü tüm dünyadan 70′den fazla heyetin, geçen cumartesi Rusya’nın batısındaki uçak kazasında ölen Devlet Başkanı Lech Kaczynski ve eşinin cenaze törenine katılmak için Polonya’ya gelmesi bekleniyor.

Bu arada, Avrupa hava sahasının güvenliğinden sorumlu kuruluş Eurocontrol, ABD-Avrupa uçuşlarının yüzde 50′sinin iptal edilmesinin beklendiğini açıkladı.

Yunanistan: “Türkiye Boşluktan Yararlandı”

Geçtiğimiz hafta Ankara’da temaslarda bulunan Dışişleri Bakanı Yardımcısı, parlamentosunda konuştu. Druças, cesur ve barışçıl olarak nitelediği Türkiye’nin, Yunanistan’ın arkasında bıraktığı boşluktan istifade ettiğini söyledi.

Yunanistan Dışişleri Bakanı Yardımcısı Dimitri Druças, Yunanistan’ın Türkiye ile iyi komşuluk ilişkileri istediğini söyledi.

İki ülke arasındaki ilişkileri etkileyen ve şekillendiren koşulların dikkatle analiz edilerek izlenen politikanın geliştirildiğini ifade eden Druças, sözlerini şöyle sürdürdü:

”Geçen 6 yıl içinde Türkiye esaslı adımlar attı. Ekonomisini güçlendirdi. Çevresinde, sonuçları gelecekte değerlendirilecek olan cesur faaliyetlerde bulundu. Çoğu durumda Yunanistan’ın arkasında bıraktığı boşluktan istifade etti. Ermenistan ile ilişkilerin iyileştirilmesi çabaları, Orta Doğu’daki bölgesel rol, İsrail ile ilişkilerde çalkantı, Suriye, Irak ve İran ile sıkı işbirliği, Rusya ile ekonomik bağlar, ABD’nin beklenen ilgisi ayrıca dikkate almamız gereken parametrelerden birkaçıdır.”

Druças, Türkiye’nin iç gelişmelerinin de büyük dikkatle izlendiğini belirttiği konuşmasında, reformların yavaş ilerlediği, ancak yapıcı oldukları değerlendirmesinde bulundu.

Yunanistan’ın, Türkiye ile karşılıklı güven ortamı yaratmak ve 1999-2004 yılları arasındaki dönemde yaşanan dinamik ile başarılı politikaya dönüş yapılmasını istediğini bildiren Bakan Yardımcısı, bu arzunun iyi komşuluk ilişkileri ile uluslararası hukuka saygıyı temel aldığını kaydetti.

”Yunanistan ile Türkiye’nin işbirliğinde bulunabileceklerini ve bununla yükümlü olduklarını” vurgulayan Druças, ”iki ülke arasındaki anlayış ve işbirliği arzusunun hiçbir şekilde tahrikleri ve yasa dışı faaliyetleri yasal hale getirmediğini” belirtti.

Yazı kategorisi: Avrupa Birliği, Cyprus Kıbrıs, European Union | Etiketler: , | » yorum bırak;

AB’de Geçen Hafta: 11 Nisan

Posted by Servet Çetin Nisan 11, 2010

Polonya Devlet Başkanı’nın Uçağı Yere Çakıldı: 97 Ölü

Polonya Devlet Başkanı Leh Kaçinski’nin uçağı Rusya’nın batısındaki Smolensk havaalanına iniş sırasında yere çakıldı. Kazada, Kaçinski de dahil olmak üzere 97 kişinin hayatını kaybettiği açıklandı.

Düşen uçaktaki Polonya heyetinde Kaczynkski ile eşi Maria’nın yanı sıra Genelkurmay Başkanı Franciszek Gagor, Merkez Bankası Başkanı Slawir Skrzypek, Dışişleri Bakan Yardımcısı Andrej Kremer, Polonya’nın sürgündeki son Devlet Başkanı Ryszard Kaczorowski, Ulusal Güvenlik Bölümü Başkanı Aleksander Szczyglo, Devlet Başkan Yardımcıları Pawel Wypch ile Mariusz Handzlik, Parlamento Başkan Yardımcısı Jerzego Szmajdzinski gibi üst düzey devlet görevlileri yer alıyordu.

Polonya Başbakanı Donald Tusk, kazayı “savaş sonrası dönemin en trajik olayı” olarak nitelendirdi. Tusk, düzenlediği basın toplantısında, Rusya’ya gideceğini açıkladı.

Tusk, “Rus yetkililerle temasa geçtik. Polonya’dan da savcılar bölgeye geçti. Bugün büyük olasılıkla başka bir toplantı daha yapacağız” dedi. Başbakan ayrıca, elde ettikleri bulguları ve aldıkları kararları an be an halka paylaşacaklarını da sözlerine ekledi.

Macaristan’da Faşist Darbe

Macaristan’da pazar günü yapılacak genel seçimlerde 8 yıldır iktidardaki Sosyalistlerin ağır bir hezimete uğraması bekleniyor.

Yapılan anketler, kararsız oylarda da dağıtıldığında Viktor Orban (46) liderliğindeki merkez sağ Fidesz Partisi’nin yüzde 60’a kadar oy alabileceğini, bir önceki seçimlerde yüzde 50’ye yakın oy alan Sosyalistlerinse ülkenin ekonomik olarak iflas etmesi yüzünden en fazla yüzde 15’te kalabileceğini gösteriyor. Neo-faşist diye tanımlanan, Yahudi ve çingene karşıtlığını gizlemeyen Gabor Vana liderliğindeki Jobbik Partisi’ninse parlamentoya girmesine kesin gözüyle bakılıyor; partinin yüzde 15 oy alarak meclisteki ikinci büyük siyasi güç olabileceği söyleniyor.

Yasak olmasına rağmen, 1940’lı yılların üniformalarını andıran giysilerle donanmış paramiliter bir gücü de olan Jobbik’in lideri Vana bir konuşmasında, “Çingenelerin çalışma, kanun ve eğitim dünyasına dönecekleri bir ortam yaratmalıyız. Buna isteksiz olanların iki alternatifleri kalacak; ya ülkeyi terk edecekler ya da kodese girecekler” demişti.

Türkiye’ye AB Sözümüzü Tutmalıyız

Fransa ve Almanya’nın imtiyazlı ortaklık önerisine karşı çıkan İtalya, Türkiye’nin AB’ye tam üyeliğine verdiği desteği bir kez daha yineledi

İtalya Dışişleri Bakanı Franco Frattini, Fransız televizyon kanalı France24’e yaptığı açıklamada, “Türkiye ile tam üyelik müzakerelerine başladıktan sonra, ertesi gün onlara, ‘Artık her şey değişti, bunu bir ortaklığa dönüştürmeliyiz’ diyebileceğimizi sanmıyorum” diye konuştu.

Başbakan Erdoğan’dan Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy’e Çağrı

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Fransızların Türkiye konusundaki görüşlerinin değişmesi gerektiğini belirterek, Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin “bugünün Türkiye’sini gelip görmesi gerektiğini” söyledi.

Le Figaro gazetesine konuşan Erdoğan, Paris’e yapacağı ziyarete büyük önem verdiğini ifade ederek, bu ziyaret sonucunda Fransa’da devam eden “Türkiye Mevsimi” etkinliklerinin de sona ereceğini hatırlattı.

Fransa ve Almanya’nın Türkiye’nin AB üyeliğine karşı çıkmasıyla ilgili soruyu yanıtlayan Erdoğan, gerçekten bütün Fransızların Türkiye’nin üyeliğine karşı çıkmadığına işaret ederek, “Bazı Fransızlar, bizim üye olmamıza ön yargıyla bakıyor. Bu görüşün değişmesi için çalışmamız gerekir” diye konuştu.

İngiltere Seçime Gidiyor

İngiltere 6 Mayıs’ta seçime gidiyor. Başbakan Brown Kraliçe’den parlamentoyu feshetmesini istedi.

İngiltere Başbakanı Gordon Brown, 6 Mayıs’ta ülkede genel seçimlerin düzenleneceğini açıkladı.

Bugün Buckingham Sarayı’nda Kraliçe II. Elizabeth ile görüşen Brown, seçime gidebilmek için parlamentonun feshedilmesini istedi.

Brown, saraydan başbakanlık konutuna dönüşünde, seçimin 6 Mayıs Perşembe günü yapılacağını bildirdi.

Seçim kampanyası, parlamentonun 12 Nisan’da feshedilmesinin ardından resmen başlayacak.

Bu, iktidardaki İşçi Partisi lideri Gordon Brown ile muhalefetteki Muhafazakar Parti lideri David Cameron ve Demokat Parti lideri Nick Clegg’in parti başkanı olarak ilk seçimleri olacak.

Seçimin gündemini ise krizden çıkma mücadelesi veren İngiltere ekonomisi oluşturacak.

MUHALEFET ÖNDE GİDİYOR
Bugün yayımlanan son kamuoyu yoklaması, muhalefetteki Muhafazakâr Parti’nin yüzde 37 ile 4 puan önde olduğunu gösteriyor. 13 yıldır iktidarda olan İşçi Partisi yüzde 33, Liberal Demokratlars ise yüzde 21 desteğe sahip.

KKTC: Denktaş, Eroğlu’nu Destekliyor

KKTC’nin 1. Cumhurbaşkanı , cumhurbaşkanı seçimlerinin, “KKTC’den vazgeçerek Kıbrıs Türklerini Rum idaresine yamamak isteyenler ile kalıcı anlaşma isteyenler” arasında geçeceğini savunarak, “devletten ve egemenlikten yana” olduğunu bildirdi.

Yaptığı açıklamada, seçimlerde Başbakan ve Ulusal Birlik Partisinin (UBP) adayı Başbakan Derviş Eroğlu’nu destekleyeceğini açıklamasıyla ilgili eleştirileri değerlendiren Denktaş, “Biz, vizyonu devletimizi yaşatarak kalıcı bir barış yapmayı hedefleyen, bunu temin etmek için gereken fedakarlığı yapmaya hazırım diyenlerin yanındayız. Hiçbir adayın karşısında değiliz, devletten ve egemenliğimizden yanayız” dedi.

Yazı kategorisi: Avrupa Birliği, International Relations | Etiketler: , , , , , , | » yorum bırak;

AB’de Geçen Hafta – 27 Mart

Posted by Servet Çetin Mart 27, 2010

AB Yunanistan’ın Elinden Tuttu

Almanya ve Fransa, Yunanistan’ı borç krizinden kurtarmak için bir plan üzerinde uzlaştı.

AB liderleri, borç krizindeki Yunanistan’ı Uluslararası Para Fonu’nun katkısıyla kurtarma konusunda uzlaştı.

Yunanistan’ın AB tarafından kurtarılmasına sıcak bakmayan Almanya Başbakanı Angela Merkel ile IMF’yi Euro Bölgesi’ne karıştırmak istemeyen Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy cephelerinin uzlaşmasıyla şekillenen kurtarma planı, sermaye piyasalardan borçlanamaması halinde IMF’nin Yunanistan’a önemli miktarda kredi açmasını ve Euro kullanan ülkelerin ikili kredilerle IMF paketine katkı yapmalarını öngörüyor.

Portekiz Başbakanı Jose Socrates, uzlaşma sağlanan kurtarma paketiyle dayanışma gösterilerek Yunanistan konusunda piyasaların beklediği sinyalin verildiğini söyledi.

Kararı büyük memnuniyetle karşılayan Yunanistan Başbakanı George Papandreu, ”Avrupa büyük bir tehditle yüzleşerek büyük bir adım attı” dedi.

AB’nin Yunanistan’ı kurtarma planı çerçevesinde, ihtiyaç duyulması halinde kullanılmak üzere 22 milyar Euroluk güvence fonu oluşturulacak. IMF’nin önemli bir katkı yapacağı fonun çoğunluğunu, Euro ülkelerinin açacakları ikili krediler oluşturacak.

Merkel’den Erdoğan’a Ret!

Başbakan Erdoğan’ın Almanya’da Türk okulları kurulması önerisini Almanya Başbakanı Merkel kabul etmedi.

Almanya Başbakanı Angela Merkel, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Almanya’da Türk okulları açılması yönündeki talebini geri çevirdi. Merkel, “Bu yöndeki tartışmalar hiçbir yere varamaz” dedi.

Erdoğan, geçtiğimiz günlerde Alman haftalık “Die Zeit”” gazetesine verdiği mülakatta, “Türkiye’de Alman liseleri var, Almanya’da neden Türk liseleri olmasın” demişti.

Deutsche Welle’nin haberine göre Merkel’in bu isteğe yanıtı olumsuz oldu. Almanya’da Türk lise ve üniversiteleri kurulması isteğine olumsuz yanıt verdi.

Başbakan Merkel “Passauer Neue Presse” gazetesine verdiği demeçte, “Almanya’daki Türk kökenli çocuk ve gençlerin Alman okullarına gitmesinin yerinde bir uygulama” olduğunu kaydetti. Almanya Başbakanı, “Türk öğrencilerin Almanya’da Türk okullarına gitmesi yönündeki öneriyi uygun bulmadığını” vurguladı.

Talat: “Ben Olmazsam Çözüm de Olmaz”

KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat seçim öncesinde konuştu.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, 18 Nisan’daki seçimi kaybetmesi halinde, çözüm müzakerelerinin durma noktasına gelebileceğini savundu.

Reuters haber ajansına konuşan Talat, “Bana sorarsanız, müzakere süreci sona erer” dedi.

Zaman ilerledikçe soruna çözüm bulmanın zorlaşacağını belirten Talat, “Çözüm bulununana kadar tehdit, şiddet ve kan dökülmesi ihtimali hep var” ifadesini kullandı.

Martin Schulz: “Anayasa Değişiklik Paketi, Türkiye’yi AB’ye Bir Adım Daha Yaklaştıracak”

Anayasa değişikliği paketine bir destek de Avrupa Parlamentosu’nun en büyük ikinci grubu Sosyalistlerin başkanı Martin Schulz’tan geldi. Sosyalist lider, ‘Türkiye’yi Avrupa’ya yaklaştıracak bir adım’ diye nitelendirdiği paketle ilgili ilk izleniminin ‘olumlu’ olduğunu söyledi. Parti kapatmaların zorlaştırılması ve kadın haklarıyla ilgili düzenlemeleri destekleyen Schulz, muhalefetin eleştirilerini de dinleyeceğini vurguladı.

Hükümetin hazırladığı anayasa paketiyle ilgili Avrupa’dan olumlu değerlendirmeler gelmeye devam ediyor. Avrupa Parlamentosu’nun en büyük ikinci grubu Sosyalistlerin lideri Martin Schulz, paketin Türkiye’yi Avrupa Birliği’ne ve Avrupa değerlerine bir adım daha yaklaştıracağını söyledi.

Pakette siyasî partilerin kapatılmasının zorlaştırılması, kadınlara da-ha fazla haklar verilmesi gibi maddeler bulunduğunu belirten Schulz, ‘kısmî reform’la ilgili ilk izleniminin ‘oldukça olumlu’ olduğunu ifade etti. Türkiye’nin modernizasyonu açısından da büyük önem taşıdığını belirten Sosyalist lider ‘anayasa paketi’ne ilişkin muhalefetin eleştirilerini de dikkate alacağını vurgulayarak şöyle konuştu: “Paketin Türkiye’de de büyük tartışmalara yol açtığını biliyorum. Ancak benim ilk hissiyatım oldukça iyi bir teklif olduğu yönünde. Tabii ki muhalefetin eleştirilerini dinleyeceğim.”

2012 yılında Avrupa Parlamentosu başkanı olması beklenen Schulz, AK Parti’yi ‘mucize’ olarak nitelendirdi. Başbakan Erdoğan’ı hem övdü hem de eleştirdi. ‘Kardeş parti’ CHP konusunda ise, “Yoğun bir diyalog içindeyiz. Ancak zaman zaman ciddi ihtilaflarımız oluyor.” açıklamasını yaptı.

Yazı kategorisi: Avrupa Birliği, European Union | Etiketler: , , , | 2 Yorum »

AB’de Geçen Hafta (21 Mart)

Posted by Servet Çetin Mart 21, 2010

Rum Lider Hristofyas: ”Çözüm Olmazsa Aday Olmayacağım”

Kıbrıs Rum yönetimi lideri Dimitris Hristofyas, temel hedefinin Kıbrıs sorununun çözümü olduğunu ifade ederek, görev süresinin dolacağı 2013 yılına kadar Kıbrıs sorununda çözüm olmaması halinde tekrar aday olmayacağını açıkladı.

Hristofyas, Rum yönetimi liderliği görevinde ikinci yılının dolması nedeniyle düzenlediği basın toplantısında, ”iki kesimli, iki toplumlu federasyonun acı verici bir uzlaşma olduğu” görüşünü yineledi.

Hristofyas, ”Bütünlüklü bir anlaşma olmaması halinde hiçbir şey üzerinde anlaşılmış değildir” ilkesine dayalı olarak müzakerelerin sürdüğünü kaydeden Hristofyas, görev süresinin sona ereceği 2013 yılına kadar Kıbrıs sorununa çözüm bulunamaması halinde yeniden aday olmayacağını söyledi.

Papandreu: ”IMF’ye Başvurabiliriz”

Yunanistan Başbakanı Yorgo Papandreu, ülkesinin mali krizden çıkabilmek için IMF yardımına başvurabileceği uyarısında bulundu.

Papandreu, krizden çıkabilmek için euro bölgesinden destek talep ediyor.

Avrupa Parlamentosu’nda konuşan Papandreu, uluslararası mali piyasalarda borçlanma faizlerinin bu denli yüksek olması durumunda bütçe açığını taahhüt ettikleri orana düşürmelerinin mümkün olmayacağını belirtti.

Hükümetinin açıkladığı kemer sıkma politikalarının Euro’ya istikrar getirme ve gerekli yapısal reformları hayata geçirme kararlılıklarını gösterdiğini söyleyen Papandreu, “Ancak çok yüksek faiz oranlarıyla borçlanırsak -ki karşı karşıya olduğumuz sorun budur- bütçe açığını kapatma hedefimize ulaşamayız.” dedi.

Papandreu, Almanya’nın mali kurallara uymayan ülkelerin 16 ülkeden oluşan Euro bölgesinden çıkarılması yönündeki çağrısını da reddetti.

“Cezalandırmak çözüm olmayacaktır ve bir ülkeyi dışarı atmak sadece o ülke için değil; Avrupa Birliği için de başarısızlık anlamına gelecektir.” diyen Papandreu, “Ülkeler kural ihlallerinden ötürü cezalandırılabilir, ama kriz içindeki ülkelerin desteklenmesini de sağlamamız gerekir.” dedi.

Danimarka’dan Vize Kolaylıkları Geliyor

Danimarka Yabancilar Bakanlığı tarafından DHA’ya yapılan açıklamada, bundan böyle geçici görevli montajcı, sergi açmak ya da konser vermek için gelen sanatçılar, soporcular, iş anlaşması yapmaya gelen iş adamları ve tır şoförleri gibi meslek sahiplerinden vize alınmayacağı bildirildi.

19 Şubat 2009 tarihli Avrupa Adalet Divanı kararlarına uyulacağını bildiren Yabancılar Bakanlığı, kararın orjinalini DHA’ya gönderdi.

Bu sonuç, 19 Şubat 20091 tarihli Avrupa Topluluğu Adalet Divanı’nda kararlaştırılmıştır. Avrupa Topluluğu Adalet Divanı 1973′de Türkiye ile ortaklık anlaşması yapılması nedeniyle, üç aydan az bir süre için hizmet sunmak amaçlı gelen Türk vatandaşları, Danimarka’ya girişte vize şartı aranmayacağı şeklinde belirlemiştir.

Vize muafiyeti sadece hizmet sunmak isteyen Türk vatandaşları için geçerlidir. Hizmet sunan bir kişi, ücret karşılığı, geçici ve kısa vadeli olarak, başka bir kişi için – işveren ilişkisi olmadan – görev yapan bir kimsedir.

İngiltere’de Havada ve Karada Grev

İngiliz havayolu şirketi British Airways’in (BA) kabin görevlileri bu akşamdan itibaren greve giderken, demiryolu çalışanları da grev yapma kararı aldı.

BA çalışanları bu geceden itibaren başlayarak üç gün çalışmayacak. Havayolunun kabin görevlileri ayrıca, 27 Marttan itibaren 4 gün daha grev yapacak.

BA yönetimi, yolcuların bu grevden etkilenmemeleri için önlemler aldığını duyuruyor ancak çok sayıda yolcunun uçuşlarını iptal ettiği belirtiliyor. BA çalışanları, iş güvenliği ve çalışma koşullarının iyileştirilmesini istiyor. Konuya ilişkin anlaşmazlık, Unite adlı sendika ile havayolu şirketinin yönetimi arasında geçen yıldan bu yana sürüyor.

İngiliz havayolu şirketi çalışanlarının grevinin Nisan ayı başındaki Paskalya tatilinin hemen öncesine denk gelmesi nedeniyle çok sayıda yolcuyu olumsuz etkileyebileceğine dikkati çekiliyor.

Bu arada, demiryolu sinyalizasyon sistemleri çalışanları da iş güvenliğinin iyileştirilmesi ve işten çıkarmaların durdurulması için grev kararı aldı. İngiltere’de son 16 yıldır demiryolu çalışanlarının grev yapmadığına dikkati çekilirken, çalışanların grev zamanını Nisan ayı başı olarak açıklamasının beklendiği kaydediliyor.

Yazı kategorisi: Avrupa Birliği, Cyprus Kıbrıs | Etiketler: , , , , | » yorum bırak;

AB Gündem 14 Mart

Posted by Servet Çetin Mart 14, 2010

KKTC Cumhurbaşkanlığı Seçimleri

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) 18 Nisanda yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimi için Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) yapılan adaylık başvuruları süresi tamamlandı.

Cumhurbaşkanlığı adaylığı için KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Başbakan ve UBP Genel Başkanı Derviş Eroğlu, UBP Lefkoşa Milletvekili Tahsin Ertuğruloğlu, Emekli Kurmay Albay Mustafa Kemal Tümkan, Arif Salih Kırdağ, Zeki Beşiktepeli, Ayhan Kaymak ve Serap Tezcan YSK’ya başvurularını yaptılar.

Seçimlerde 8 adayın yarışacağı KKTC’de adaylık başvuruları dün sona ererken, önceki akşam Başbakan Eroğlu ve kurmaylarıyla bir araya gelen Ertuğruloğlu, görüşme sonrasında yaptığı açıklamada, cumhurbaşkanlığına aday olduğunu belirtti.

Sürece, “Türkiye’nin adının karıştırılmamasını” isteyen Ertuğruloğlu, “Sayın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’la görüştüm. Tahsin Ertuğruloğlu’na 1 saat 45 dakika zaman ayırıp görüşmeleri beni onurlandırdı, her ikisine de müteşekkirim” dedi.

Ertuğruloğlu adaylık başvurusu sonrasında yaptığı açıklamadaysa, “Tek adam zihniyetine” karşı olmak için aday olduğunu savundu.

Economist: “AİHM’in Son Kararı Talat’a Yaradı”

İngiliz Economist dergisi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Kıbrıslı Rumların mülkiyet başvuruları için KKTC Taşınmaz Mal Komisyonu’nu yasal iç hukuk organı olarak tanıma kararının, “yapılacak seçimde KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın elini güçlendirdiğini” yazdı.

AİHM kararını “gelecek ay zorlu bir seçim yarışıyla karşı karşıya olan Talat’ın elini güçlendiren, tam zamanında gelen bir karar” olarak yorumlayan Economist, Talat’ın rakibi Başbakan Derviş Eroğlu’nun anketlerde önde olduğunu belirtti ve bazı diplomatların “adada görüşmeler koparsa, sonucun daimi bölünmüşlük olabileceği” iddiasına yer verdi.

Downer: ”Alelacele Bir Çözüm Faciayla Sonuçlanabilir”

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Danışmanı Alexander Downer, ”Kıbrıs’ta alelacele bulunacak bir çözümün faciayla sonuçlanabileceğini” söyledi.

Downer, KKTC Bayrak Televizyonu’na (BRT) yaptığı açıklamada, 18 aydır devam eden müzakere sürecinde ”önemli mesafeler katedildiğini”, ancak bir çözüme ulaşmak için tarafların daha çok çalışması gerektiğini kaydetti.

”Kıbrıs’ta iki bölgeli, iki kesimli, siyasi eşitliğe dayalı ve tek uluslararası kimliğe sahip federal bir çözümün” önemine değinen Downer, bunun Kıbrıs’ta tek gerçekçi çözüm yöntemi olduğunu vurguladı.

Ermeni Tasarısına İsveç’ten Onay

“Ermeni soykırımı” tasarısı bu kez İsveç Parlamentosu’nda kabul edildi. Tasarıda sadece Ermenilere değil, diğer Hristiyan azınlıklara da soykırım uygulandığı iddia ediliyor. 88 milletvekilinin katılmadığı oylamada, tasarı ABD’deki gibi 1 oy farkla geçti. İsveç hükümeti ise, “Kararın geçmemesi için hükümetimiz aktif çaba gösterdi. Tarihi olaylara siyaset hüküm vermemeli” açıklamasında bulundu.

Kabul edilen tasarıda, sadece Ermenilere değil; Süryanilere, Asurilere, Keldanilere, hatta Pontuslu Rumlara bile soykırım uygulandığı iddia ediliyor. Ancak kararın bağlayıcılığı yok.

Çeşitli partilere mensup milletvekillerinin hazırladığı Ermeni iddialarının tanınmasını içeren öneri üzerinde yapılan oylamada 130 milletvekili aleyhte, 131 milletvekili lehte oy kullandı.

Parlamentonun Dış İlişkiler Komisyonunda 2 Mart 2010′da görüşülen tasarı, bu kez parlamentonun gündemine getirildi. Öneriye destek veren ve karşı çıkan milletvekilleri arasında 6 saate yakın tartışmalar yaşandı.

Öneriye destek veren sol görüşlü Sosyal Demokrat Parti, Sol Parti ve Çevre Partisi’nden milletvekilleri, 1915 yılında Osmanlı İmparatorluğu’nun son yıllarında yaşanan olayların “soykırım” olduğunu, Türkiye’nin tarihiyle yüzleşmesini ve bunu kabul etmesini savundu.

Sağ parti milletvekillerinden bazıları ise İsveç Meclisinin uluslararası bir mahkeme olmadığını kaydederek, öneriye karşı çıktılar.

İsveç Başbakanı üzüntülerini bildirdi

İsveç Başbakanı Fredrick Reinfeldt, Ermeni soykırımı tasarısı nedeniyle Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı arayarak üzüntülerini bildirdi. İsveç Başbakanı, “Tasarının ilişkilerimizi etkilemesine izin vermeyeceğiz. Hükümet olarak onaylamıyoruz” dedi. Başbakan Erdoğan da, İsveç hükümetinden telafi edici adım beklediklerini söyledi.

Hükümet olarak kesinlikle paylaşmadıkları bu kararın, hiçbir yaptırım gücü olmayan, tümüyle iç politika hesaplarından kaynaklanan bir girişim olduğunu belirten Reinfeldt, “Ancak İsveç-Türkiye ilişkilerini olumsuz yönde etkilemesine kesinlikle izin vermeyeceklerini, İsveç’in bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da başta AB üyelik süreci olmak üzere, Türkiye’yi her alanda desteklemeye devam edeceğini; bir oy farkla alınan bu mesnetsiz kararın bugüne kadar mükemmel seyreden ikili ilişkilerimize gölge düşürmemesi için gerekenleri yapmaya hükümet olarak hazır olduklarını” ifade etti.

Başbakan Erdoğan, İsveç hükümetinin kesinlikle katılmadığı bu kararı telafi edici adımlar atmasını beklediğini dile getirdi.

Yazı kategorisi: Avrupa Birliği, Cyprus Kıbrıs, European Union, International Relations, Politics | Etiketler: , , , , , , , , , , | » yorum bırak;

AB’de Geçen Hafta: 18 Ocak

Posted by Servet Çetin Ocak 17, 2010

İstanbul’da Kültür Şenliği Başlıyor

İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti” etkinliklerinin resmi açılış töreni bugün yapılıyor. Yedi ayrı tepe üzerine inşa edilen tarihi kent, bir yıl boyunca çeşitli kültür ve sanat etkinliğine ev sahipliği yapacak.

“2010 Avrupa Kültür Başkenti” unvanını, Macaristan’ın Pecs kenti, Almanya’nın Ruhr Havzası ve Essen kenti ile paylaşan İstanbul, bu çerçevede gerçekleşecek etkinliklere bugün “merhaba” diyor.

İstanbul, bir yıl boyunca çeşitli kültür sanat etkinliklerine ev sahipliği yapacak. Programda, 500′den fazla proje bulunuyor. Bu projeler arasında, yazar Orhan Pamuk’un Avrupa’da da büyük ilgi uyandıran son romanı “Masumiyet Müzesi”nden adını alan müzenin açılışı da yer alıyor. İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı Yürütme Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç, “İstanbul dünyanın en ilham verici kenti, enerjisini hem Türkiye’nin hem de dünyanın geri kalanı ile paylaşmak istiyor” şeklinde konuştu. İstanbul, binlerce yıllık tarihi ve çeşitli kültürlerin iz bıraktığı bir kent olması nedeniyle Avrupa Konseyi tarafından “2010 Avrupa Kültür Başkenti” olarak seçilmişti.

AB’de Türkiye’ye Mali Yardım Tartışması

AB Sayıştayı, Türkiye’ye yapılan mali yardımların iyi denetlenmediği gerekçesiyle AB Komisyonu’nu eleştirdi. Sayıştay, Komisyon’un yardımların akıbeti konusunda yeterince bilgi sahibi olmadığını öne sürüyor.

AB tarafından Türkiye’ye yapılan mali yardımlar, AB Komisyonu ile AB Sayıştayı’nı karşı karşıya getirdi. Lüksemburg’da bulunan AB’nin mali denetleme organı AB Sayıştayı, AB Komisyonu’nu Türkiye’ye yapılan mali yardımların iyi yönetilmediği ve yeterince denetlenmediği gerekçesiyle eleştirdi. Sayıştay tarafından bugün yayımlanan özel raporda, AB’ye aday ülke konumunda bulunan Türkiye’ye yapılan mali yardımların ‘somut ve ölçülebilir’ hedeflere bağlanmadığı ileri sürüldü. Sayıştay ayrıca, Komisyon’un yardımların akıbeti konusunda yeterince bilgi sahibi olmadığını savunuyor.

AB 2002-2006 yılları arasında Ankara’ya 1 milyar 700 milyon Euro tutarında mali yardımda bulundu. Sayıştay’ın verilerine göre yardımların tutarı 2007-2013 yılları arasında 4 milyar 800 milyon Euro civarında olacak.

AB, aday ülkelere, reformların uygulanması için mali yardımda bulunuyor. Bu yardımlar ile aday ülkede idari işler, yargı ve trafik gibi alanlardaki reformların desteklenmesi amaçlanıyor.

Renault’un Türkiye Planı Fransa’yı Karıştırdı

Fransız otomotiv devi Renault’un yeni modeli Clio 4’ü Fransa yerine Türkiye’de üreteceği söylentileri ülkede siyasi polemik başlattı. Sarkozy, Renault’un üretiminin yurt dışına kaydırılmasına karşı çıkıyor.

Sanayi Bakanı Christian Estrosi, konu hakkında Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, Fransa piyasasında satılmak istenen otomobillerin Fransa’da imal edilmesinden yana olduklarını söyledi. Bakan Estrosi “Clio 4′ün Türkiye’de üretimine izin vermeyeceğiz. Renault Fransa’da satılmak için Fransa’da üretilecek” ifadelerini kullandı.

Clio 4′ün Türkiye’de üretiminin “kabul edilemeyeceğini” söyleyen Bütçe Bakanı Eric Woerth ise bir TV kanalına yaptığı açıklamada, “Anormal olan, bir Fransız otomobil imalatçısının fabrikalarını yurtdışına ihraç edip, ardından da orada imal ettiği araçları Fransa’ya ithal etmesidir” şeklinde konuştu.

Hükümetten gelen bu açıklamaların ardından Paris’te Sanayi Bakanı Estrosi ile bir araya gelen Renault Genel Müdürü Patrick Pelata, “senaryo ne olursa Fransa’da Clio üretimi devam edileceğini” bildirdi.

Clio krizi Fransa’da işte böyle bir ortamda tartışılmakta. Konunun Sarkozy’nin Türkiye’nin AB üyelik perspektifine muhalefetiyle ilgisi, en azından doğrudan, yok. Türkiye’nin bu tartışmadaki konumu “düşük maliyetli üretim yapılan ülke” sıfatından öteye gitmiyor. Kriz daha ziyade Fransa’nın kendi iç siyasi, ekonomik ve sosyal sorunlarına endeksli. Krizden herkes yara almadan, hatta puan toplayarak çıkmak istiyor. Hükümet, Renault’yu dize getirdiğini ve Fransa’da istihdamı kurtardığını göstermek, yeni soluk arayışı içinde olan sol muhalefet işçi haklarını savunduğunu kanıtlamak, dirilmek isteyen işçi sendikaları eski günlerine dönmek, küresel bir şirket olan Renault ise büyük hissedarı devletle olan ilişkisinde yeni dengeler istiyor.

Davutoğlu: “Kıbrs’ta Kimse Tek Taraflı Taviz Beklemesin”

“Kimse tek taraflı taviz beklemesin” diyen Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Kıbrıs’ta altın fırsatlar olduğunu belirterek, bu fırsatların değerlendirilmesi çağrısı yaptı.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Kıbrıs’ta yoğunlaştırılmış müzakerelerin devam ettiği bir sırada Ada’nın geleceğine ilişkin çarpıcı değerlendirmeler yaptı. Kıbrıs’ta çözüm için “altın fırsat” bulunduğunu belirten Davutoğlu, “Barış için bir gün bile gecikmedir” dedi. “Kimse tek taraflı taviz beklemesin” mesajı veren Davutoğlu, Ada’dan asker çekilmesinin de bu kapsamda olduğunu ifade etti.

Yazı kategorisi: Avrupa Birliği, European Union, International Relations | Etiketler: , , , | 1 Yorum »

AB’de Geçen Hafta: 11 Ocak

Posted by Servet Çetin Ocak 9, 2010

Westerwelle: “Almanlar verdiği sözü tutar”

Ankara’da temaslarda bulunan Almanya Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle, Türkiye ile ilişkileri stratejik olarak niteledi. Westerwelle, AB üyeliği konusunda, “Hangi sözleşmeyi imzaladıysak arkasında duruyoruz” dedi.

Davutoğlu ile görüşmesi hakkında, “Sadece toplumsal politikalarla ilgili konular gündemde değildi, yüksek politikayla ilgili konular da konuşuldu” diyen Westerwelle, Almanya’nın Türkiye ile olan ilişkisini “stratejik” olarak nitelendirdi.

Westerwelle, Türkiye’nin uluslararası alanda kilit bir konuma sahip olduğuna vurgu yaparak, sorunlu bölgelerdeki sorunların çözümünde Türkiye’nin “çok belirleyici bir konumu” olduğunu söyledi.

Biz Almanlar, verdiğimiz sözü tutarız. Ben açık bir şekilde Almanya Dışişleri Bakanı olarak, Alman hükümeti adına söylüyorum. Koalisyon hükümeti sözleşmesinde ne yazıyorsa, odur. Almanya’nın özellikle Türkiye ile karşılık ilişkilerinin geliştirilmesi ve Türkiye’nin AB’ye bağlanması hususunda büyük bir menfaati vardır.”

Westerwelle, “Biz güvenilir sözleşme ortağıyız. Dünyada da Almanya’nın böyle bir saygınlığı olması buradan geliyor. Biz ne söylediysek ve hangi sözleşmeyi imzaladıysak arkasında duruyoruz ve ben şahsen de arkasında duruyorum” dedi ve Türkiye’nin reform sürecinin devamını istediklerini ve bu sürecin Avrupa’nın menfaati çerçevesinde teşvik ettiklerini söyledi.

İspanya Türkiye ile müzakereleri hızlandırmak istiyor

AB dönem başkanlığını devralan İspanya’nın dışişleri bakanı, Türkiye ile AB arasındaki müzakereleri hızlandırmayı umduklarını söyledi.

Ülkesinin AB için stratejisini açıklayan İspanya Dışişleri Bakanı Miguel Angel Moratinos, altı ay sürecek dönem başkanlıklarında, 35 müzakere başlığından dördünü daha açmayı umduklarını dile getirdi.

Ankara’nın Kıbrıs Cumhuriyeti’nden gemi ve uçaklara liman ve havaalanlarını açmama konusundaki ısrarı nedeniyle, 8 başlıkta müzakereler askıya alınmış durumda. Bunun dışında Fransa, bazıları bu 8 başlıkla ilgili olan 5, Kıbrıs Cumhuriyeti de 6 diğer başlığın açılmasını engelliyor. Yani toplamda, Türkiye’nin müzakere başlıklarından 18′i askıya alınmış durumda. Geçen ay müzakereye açılan çevre ile birlikte şimdiye kadar 12 başlıkta müzakareler açıldı. Ancak şimdiye kadar bunlardan sadece biri kapatılabildi. Geriye müzakereye açılabilecek 4 başlık kalıyor.

Komşu, Türkiye’den 10 Milyar Dolar İstedi Sonra Özür Diledi

Bulgaristan, 1913 yılından sonra Türkiye’den göç eden Bulgarların Türkiye’de bırakmak zorunda kaldıkları mal ve mülkleri için 10 milyar dolar tazminat ödenmesi amacıyla resmi başvuruya hazırlanıyor.

Yurtdışındaki Bulgarlardan Sorumlu Devlet Bakanı Bojidar Dimitrov, Bulgar basınına yaptığı açıklamada, söz konusu tazminatın ödenmemesi durumunda Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) üyeliğinin Bulgaristan tarafından engelleneceğinin sinyalini verdi. Bojidar Dimitrov, tazminat meselesinin, Türkiye ile Bulgaristan arasında 1925 yılında imzalanan ve halen yürürlükte olan Ankara Anlaşması’nda yer aldığını ileri sürerek, “Türkiye’den anlaşmanın gereklerini yerine getirmesini bekliyoruz” dedi. Tazminat konusunun Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov’un bu ay sonuna doğru Türkiye’ye yapması planlanan resmi ziyaret sırasında da gündeme getirileceği öğrenildi.

Daha sonra Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov, Türkiye’den tazminat talep edilmesi konusunda hiçbir resmi girişimin bulunmadığını belirterek, ”Ne hükümetin, ne de parlamentonun böyle bir kararı yok. Bojidar Dimitrov kişisel yorumlar yapıp bizi güç duruma düşürdü” dedi. Devlet Bakanı Bojidar Dimitrov ile görüştüğünü ve kendisini sert şekilde son bir kez uyardığını kaydeden Başbakan Borisov, ”Ne bakan, ne de Tarih Müzesi Müdürü olarak, Başbakanı ve hükümeti bağlayacak, güç duruma düşürecek konuşmalarda bulunamazsın. Bir daha sorun yaratacak açıklamalar yaparsan seni görevden alırım. Bu son uyarımdır” diye konuştu.

Davutoğlu: Türkiye AB’de merkez aktör olacak

Davutoğlu, Türkiye-AB ilişkileri hakkında da, Osmanlı’nın son dönemlerinde çıkan bütün akımların bir arayışın ürünleri olan şeyler olduğunu ve toplumun renklerini yansıttığını söyleyerek, Türkiye AB’ye üye olduğunda kendi milli kimliğini kaybetmeyeceğini ifade etti. AB’ye karşı çıkanların Türkiye’nin tavizler vererek kendi milli kimliğini kaybedeceğini ve Avrupa’nın çevre ülkesi olacağını düşündüklerini belirten Davutoğlu, böyle kaygıların bulunduğunu ve belki bunların bazı haklı nedenleri de olabileceğini söyledi. Davutoğlu, ancak şu anda Türkiye’nin AB ile ilişkilerini derinleştirirken diğer bölgelerle kopmadığını, AB’ye girdiğinde Türkiye’nin sıradan bir AB ülkesi olmayacağını, AB’nin en büyük dört beş ülkesinden biri olacağını vurguladı.
Türkiye AB’ye girdiğinde Avrupa’nın merkez aktörlerinden biri olacağını söyleyen Davutoğlu, o durumda Avrupa Parlamentosunda önemli nispette bir Türk nüfusu olacağını, Avrupa’nın geçmişinde olduğu gibi geleceğinde de Türkiye’nin olacağını kaydetti. Davutoğlu, “Avrupa bizim kıtamız ve Avrupa’nın geleceğinde herkes kadar biz de söz söylemeliyiz” dedi.

CSU: Türkiye ile müzakereler hemen kesilsin

Almanya’da hükümet ortağı ve Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) partisinin Bavyera eyaletindeki kardeş parti konumunda olan Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) partisi, AB’nin Türkiye ile sürdürdüğü üyelik müzakerelerinin hemen kesilmesini istiyor.

“Frankfurter Allgemeine Zeitung” adlı gazetede yer alan haberde, CSU’nun, yarın geleneksel olarak Wildbad Kreuth kasabasında düzenleyeceği toplantı için hazırladığı bir tasarıda, müzakerelerin bir an önce durdurulmasını istediği ve “AB’nin komşuluk politikası” konusunda somut bazı önerilerde bulunduğu belirtildi.

“Türkiye’ye daha dürüst davranılması” istenilen tasarıda, Türkiye’nin, AB’ye katılım için gerekli siyasi ve ekonomik şartları yerine getirmekten çok uzak olduğu gerekçesiyle “tam üyelik beklentisinin” kesin olarak ortadan kaldırılması gerektiği savunuldu.
Tasarıda, “Sıkıntılı üyelik müzakerelerine son verilmesi için Türkiye’ye imtiyazlı ortaklık şeklinde, Avrupa’ya daha sıkı bağlanması için bir teklif yapılması gerekir” ifadesi kullanıldı

Yazı kategorisi: Avrupa Birliği, European Union, International Relations | Etiketler: , , , , , , | » yorum bırak;

AB’de Geçen Hafta: 4 Ocak

Posted by Servet Çetin Ocak 2, 2010

“Türkiye Entegrasyonu Zorlaştırıyor”

Türkiye’nin yurtdışındaki Türklere sahip çıkması Alman yetkilileri rahatsız etti.

Berlin Eyaleti İçişleri Bakanı Ehrhart Körting, Türk asıllı vatandaşları topluma entegre etmekte zorluk yaşamalarını sebebinin ‘Türk devletinin, kendisinin Almanya’daki Türklerden sorumlu hissederek buraya müdahil olmasına’ bağladı.

Berliner Morgenpost gazetesine konuşan Körting, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın 9 Türk vatandaşının yanarak hayatını kaybettiği Ludwigshafen’ı ziyaret etmesini de buna örnek gösterdi.

Alman bakan, Erdoğan’ın Köln’de 20 bin Türk’e hitap etmesinin de entegrasyon çabasına yardımcı olmayacağını söyledi.

Körting, “Türk devleti, göçmenleri hâlâ vatandaşları olarak görüyor. Bu, doğru değil” dedi.

Avusturya: Türkiye’yi Geleceğin AB Üyesi Olarak Görmüyoruz

Avusturya Dışişleri Bakanı Michael Spindelegger, devlet gazetesi Wiener Zeitüng’a Avrupa Birliği’nin (AB) genişlemesine dair açıklamalarda bulundu.

Genişleme konusunda şu an için Batı Balkanlar’ın hedeflerinde olduğunu söyleyen Bakan Spindelegger, “Avusturya Türkiye’ye yönelik her zaman net bir görüş sergiledi. Biz özel bir partnerlik taraftarıyız, fakat Türkiye’yi geleceğin AB üyesi olarak görmüyoruz. Ama yine de üyelik müzakereleri başlatıldı, fakat müzakerelerin ucu açık.” ifadelerini kullandı.

Türkiye yeni müzakere fasılları bekliyor

1 Ocak tarihinden itibaren 6 ay süreyle üstleneceği AB dönem başkanlığı, Türkiye için, üyelik yolunda yeni müzakere başlıklarının açılması beklentisini canlandırıyor.

Türkiye’nin AB üyeliğine destek verdiğini her seferinde dile getiren İspanya, önümüzdeki 6 aylık dönemde Türkiye ile AB arasındaki tam üyelik müzakerelerinde yeni başlıkların açılabilmesi için elinden geleni yapma sözü verdi.

Geçen kasım ayı ortasında İspanya’yı ziyaret eden Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu “İspanya’nın AB dönem başkanlığına çok iyimser bakıyoruz” derken, İspanya Dışişleri Bakanı Miguel Angel Moratinos da “Türkiye’nin AB’ye giriş sürecini geri dönülmez bir yola sokmak için elimizden geleni yapacağız” ifadesini kullanmıştı.

AP Sol Grubu: “Kıbrıs’ta Çözüm İçin Elimizden Geleni Yapacağız”

Avrupa Parlamentosu AP Sol Grubu Başkanı Başkanı Lothar Bisky, Kıbrıs sorununun Avrupa’da çözümlenmemiş sorunlardan biri olduğunu ve Avrupalı Sol görüşlülerin bu sorunun çözümü için ellerinden geleni yapacaklarını söyledi.

AKEL Genel Sekreteri Andros Kyprianou’yla dün görüşen Bisky, bazı NATO üyelerinin Kıbrıs’ı yeniden birleştirecek çözümü bloke etmesini anlamadığını belirtti.

Lothar Bisky, Avrupa Parlamentosu’ndaki bu grubun çözüm süreci için desteğinde çok aktif olduğunu bildirdi.

Yazı kategorisi: Avrupa Birliği, Cyprus Kıbrıs, European Union, International Relations, Politics | Etiketler: , , , | 1 Yorum »

 
Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.